Üç Kurumdan Net Tavır: Kudüs Emanettir Sahip Çıkmak Zorundayız
12 Aralık 2017 10:27

Üniversitemizin ev sahipliğinde Türk Tarih Kurumu ve TİKA’nın birlikte düzenlediği ‘100. Yılında Kudüs’ sergi, panel ve anma etkinlikleri 11 Aralık 2017 tarihinde Mimar Kemaleddin Salonunda gerçekleştirildi.

 

 

Etkinliğe Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, Devlet Arşivleri Genel Müdürü Prof. Dr. Uğur Ünal ve çok sayıda davetli ile öğrenciler katıldı. Panelin açılış konuşmaları öncesinde Kudüs şehrinin geçmişten günümüze tarihini ve yaşananları anlatan bir film gösterimi sunuldu. Panele katılanlara karanfil dağıtılırken, Türk Tarih Kurumu’nun hazırladığı ‘100’üncü Yılında Kudüs: Kahraman Şehitlerimizin Anısına’ adlı kitabı hediye edildi.

 

 

Turan: Kudüs Emanettir

İlk açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Refik Turan, Kudüs’ün Müslümanlar için diğer şehirlerden çok daha farklı bir anlam ifade ettiğine vurgu yaparak, “Kudüs, hem tarihi gerçeklik hem de manevi açıdan fevkalade önem taşıyan bir şehirdir. ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinden bu yana tartışmalar sıcak bir şekilde devam ediyor. ‘Ama ben yaptım oldu’ diyerek heba edilecek bir şehir değildir Kudüs” diye konuştu.

 

 

“Kudüs’ün ne anlam ifade ettiğini vurgulayabilmek için bu kentin Türk ve Müslüman tarihindeki yerinin önemini iyi anlamamız gerekir” diyen Turan, “Osmanlı’nın, dünya imparatorluğu olduğu zaman Suriye ve Kudüs’ü fethettiği zamandır. İlginç bir noktadır ki, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü de yine Kudüs ile Suriye’yi kaybettiği zamana denk gelmektedir. Yaşanan son gelişmelerin ardından tarih Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletine de önemli ikazlar göndermektedir. Kudüs elbette üç dinin merkezidir. Ancak Kudüs, bizlere Melikşah, Selahaddin Eyyubi ve Yavuz Sultan Selim’in emanetidir. Ancak o emanet bugün muallak durumda ve tehlikede. Umuyoruz ki Kudüs, emanetin gerçek sahiplerine tekrar kavuşacaktır” ifadelerini kullandı.

Örs: İslam Coğrafyası için Birlik Zamanı

Prof. Dr. Derya Örs, Müslüman dünyasının günümüzde büyük bir parçalanmışlık içinde olduğuna vurgu yaparak, “Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere bu inanç birliği dünyasının bir araya getirilmesi ve ortak menfaatlerinin maddi ve manevi takip edilmesi için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Ülkemiz İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanlığını üstlenmiş durumda” diye konuştu.

 

 

Örs, Türk milletinin asırlardır İslam’a hizmet ettiğini ve bu uğurda dünyanın pek çok farklı coğrafyasında şehitler verdiğine dikkati çekerek, “Bugün de hem İslam’ın izzet-i şerefini korumak adına hem de Müslümanların parçalanmışlığını gidermek amacıyla çok çeşitli yollarla girişimlerde bulunuyor. İslam dünyası içinde çok üzücü manzaralar var. Bazı ülkelerin tavırları rahatsız edici boyuttadır. Ne yazık ki bazı ülkelerin ‘saltanatım elden gitmesin’ diye yaşananları görmezden gelişini üzülerek takip ediyoruz” dedi.

Örs, Kudüs kararına sessiz ya da tepkisiz kalan ülkelere eleştiride bulunarak, “Türkiye Cumhuriyeti, milleti ve bütün varlığıyla ABD tarafından alınan bu gayri meşru ve haksız karara, aklı başında tüm dinin mensuplarının yaptığı gibi eleştiriyor. Bunun insanlığın huzuruna, barışına büyük bir tehlike arz ettiğini ortaya koyarken, dünya barışının kilit şehirlerinden olan Kudüs’ün yani üç mukaddes dinin başkentinin böyle bir kıvılcıma sebep olmaması ifade edilirken, kendisine en büyük görev düşen birkaç Arap ülkesinin kıyıda köşede durmasını tarih affetmeyecektir. Müslümanların acılarına bir dirhem para harcamayanların bir Hristiyan ressamın tablosuna 450 milyon dolar verdiklerini ibretle ve hayretle izliyoruz. Bunlar nasıl bir oyun içinde olduğumuzun somut göstergeleri” şeklinde konuştu.

Örs sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer Cenabı Hakk’ın verdiği aklı kullanmazsak bu küfür milleti karşısında kaybetmeye mahkumuz. Dolayısıyla bize düşen Kudüs şehrine sahip çıkmaktır. Kur’an’da adı geçen ve kutsal olduğu ifade edilen Kudüs’e sahip çıkmak zorundayız. İslam’ın izzeti şerefini korumak için tüm Müslüman toplumları mutlaka çaba göstermek zorundadır. Aksi takdirde böyle oldu-bittiyle kendisini dünyanın efendisi sanan bir takım güçlere fırsat vermiş oluruz.”

Rektörümüz Uslan: Kudüs Etkinliklerimiz Devam Edecek

Rektörümüz Uslan sözlerine, “Kudüs’ün I. Dünya Savaşı’nda itilaf kuvvetlerince işgalinin 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen ve bu kadim şehrin geçmişi ve bugünüyle ele alınacağı ve Filistin cephesinde Kudüs’ün düşmemesi için çarpışarak şehadet makamına yükselen ecdadımızın rahmetle anılacağı bu programa ev sahipliği yapmaktan dolayı onur ve mutluluk duyduklarını” söyleyerek başladı.

 

 

“Gazi Üniversitesi konu Türk ve İslam coğrafyasında yaşanmış veya yaşanmakta olan zulümler olduğunda, konu coğrafyamıza sahip çıkmak olduğunda her zaman öncü olmuştur” diyen Rektörümüz Uslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Konu Hocalı katliamı, Kıbrıs, Uygur, Alaş Türkleri, Bosna, Mynmar ve Arakan Müslümanları olduğunda üniversitemiz bilimsel toplantı ve etkinliklerde önemli roller üstlenmiştir.”

Rektörümüz Uslan, Kudüs etkinliklerinin devam edeceğini belirterek, “Turkish Studies Dergisi, El-Kudüs ve Gazi Üniversitesi işbirliğiyle II. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi için birçok bilim adamıyla birlikte 23-25 Mart 2017 tarihlerinde Kudüs’te olacağız” diye konuştu.

ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e alma kararının vahim sonuçlara yol açacağını vurgulayan Rektörümüz Uslan, “ABD’nin aldığı bu karar çatışmaların dinmediği Ortadoğu coğrafyasında barışın tesisine katkı sağlamaktan uzak, aksine çatışmaları daha da körükleyici bir nitelik taşımaktadır. Bu kararla birlikte bölgenin kaosa sürükleneceği gerçeği de göz ardı edilmiştir. Üstelik böyle bir kararın, Kudüs’ün I. Dünya Savaşı sırasında itilaf kuvvetlerince işgalinin 100’üncü yılına denk gelen bu günlerde alınması da son derece manidardır” ifadelerini kullandı.

Rektörümüz Uslan son olarak, bölgede huzurun, barışın ve adaletin hakim kılınması adına Kudüs’ün statüsüyle ilgili bu kararın acilen gözden geçirilmesini gerektiğini savunarak, “Başta ülkemiz ve necip milletimiz olmaz üzere, tüm dünyanın kabul edilemez bulduğu bu kararın Gazi Üniversitesi olarak da karşısında olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

 

 

 

100’üncü Yılında Kudüs Şehitlerine Vefa Sergisi

Konuşmaların ardından önce panele katkı yapan kurumlara plaket taktimi yapıldı. Daha sonra Modern ve Klasik Arap-Filistin Musiki dinletisi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında ayrıca 100’üncü yılında Kudüs Şehitlerine Vefa Sergisi açılışı yapıldı. Türk Tarih Kurumu arşivlerinde yer alan belge ve fotoğraflarla birlikte Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Daire Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Dairesi ve Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün katkılarıyla hazırlanan sergi Gazi Üniversitesi Resim Heykel Müzesinde ziyarete açıldı.